kres
Top

Montessori eğitiminde ana felsefe; eğitimin hayat için yardım edici bir anahtar olmasıdır.

Çocukları yetişkinlik dönemine ve yaşama hazırlayan bu öğrenme anahtarı, kişiliklerinin oluşumunda onları desteklemek ve yol göstermek için kullanılacak bir araç olarak kabul edilir.

Okul öncesi eğitiminin temel amacı, çocukların gelişimlerine uygun olarak seçilmiş hedefleri ve hedef davranışları özümseyerek, hayata hazır hale gelmeleridir.

Burada hedeflenen çocuklarda var olan potansiyelin desteklenerek bulundukları gelişim düzeyinden bir üst basamağa geçmelerine olanak sağlanmasıdır.

  • Çocuklar öğretmenlerinin uyarıları yerine, kendi hatalarını kendileri düzeltirler.
  • Bireysel öğrenme, çevre içerisinde gerçekleşir. Her bir çocuk farklı bir adımda büyür, bu onun gelişimini destekler.
  • Soyut yerine somut öğrenme üzerinde durulur. Çocuklar kavramları birebir gerçek hayatta yaşayarak öğrenir.
  • Montessori sınıflarında bütün materyaller çocukların erişebileceği yerlerde bulunur. Masa, sandalyeler çocukların kullanabileceği kadar küçük, duvardaki resimler çocukların göz seviyesinde olacak şekildedir.
  • Çocuklar eğlenmenin zevkiyle ve araştırma isteğiyle çalışırlar. Çocuklar doğal liderlerdir ve yeni görev almaktan memnundurlar. Onların ilgileri işin sonunda çıkan üründen ziyade işin kendisidir.
  • Montessori eğitimi çocuklara doğal bir sorumluluk hissi verir.
  • Çocuklar öğretmen tarafından değil kendi gelişim ihtiyaçları tarafından motive edilirler.
  • Çocuk deneyimlerini mutlaka kendisi yaparak kazanır.
  • Çocuk materyallerin özellikleri sonucu duyularını hassaslaştırır ve öğrenir.
  • Çocuğun çalışmasında ona seçme özgürlüğü sağlamak önemlidir.
  • Gerçek hayatla ilişkiler kurulur. Çevre çocuğun yaşadığı kültürel çevreye uygun hazırlanır.
  • Materyalin çekiciliğine özen gösterilir (temizlik, bütünlük, renk uyumu).
  •  Proje Tabanlı Öğrenme Modeli
  • Örnek durum, problem, senaryo
  • Öğrenci merkezli
  •  Küçük grupla birlikte öğrenme
  • Çocukların yaş ve becerilerine bağlı olarak proje çalışmaları sırasındaki aktiviteler çizim, yazma, okuma, gözlem kaydı ve uzmanlarla görüşmeyi içerir. Toplanan bilgi grafikler, şemalar, tablolar, çizimler, duvar resimleri, modeller ve diğer yapılar şeklinde özetlenir ve çocuklar tarafından akranlarına ve ailelerine sunulur. Erken çocukluk döneminde yapılan proje çalışmaları çocukların grup içinde işbirliği yapmalarını ve öğrendikleri bazı becerileri uygulamalarını sağlar. Ayrıca çocukların çevrelerindeki olay ve nesneleri araştırmak için sahip oldukları doğal dürtülerini destekler. Çocuklar ilgilendikleri bir proje üzerinde çalışırken, kelime dağarcıkları zenginleşir ilgili konu hakkındaki bilgileri derinleşir ve genişler (Katz, 1994). Yaparak ve deneyerek öğrenen çocukların edindikleri bilgiler kalıcı olur. Bilimsel araştırma problem çözme becerileri gelişimini, sebep-sonuç ilişkisinin farkına varmasını, olayları ve nesneleri organize etme ve sınıflandırma becerilerinin gelişimini sağlar. Bu araştırmalarla yapılan keşifler ileriki yıllarda daha karmaşık bilim kavramlarını anlamak için temel teşkil ederler (Eggers, 2007). Okul öncesi dönem, çocuğun yaşamı için gerekli olabilecek bilimsel becerilerin ve temel fen kavramlarının gelişmeye başladığı bir dönemdir (Karamustafaoğlu ve Kandaz, 2006). Ravanis ve Bagakis’in (1998) de belirttiği gibi uygun öğrenme koşulları sağlandığında okul öncesi dönem çocukları da fenle ilgili belirli kavram ve olguları bilişsel olarak inşa edebilir.